Herkesin Gidesi Varmış!!
Yeni yıla girerken en önemli mesele Milli Piyango’nun vereceği büyük ikramiyedir.
Hoş ben henüz kumarhanelerin yasaklı olduğu bir ülkede nasıl oluyor da şans oyunlarının resmi olarak oynandığını hala çözebilmiş değilim. Kumar ile şans oyunları arasındaki fark nedir? Elbette farkları vardır ama bence ikisinin ortak noktası hak edilmemiş kazançtır. 34 TL’ye bir bilet alıyorsun karşılığında 35 Milyon Lira alıyorsun. Vergisini veriyorsun ama hak bunun neresinde? Emek nerde?
Kumarda giden milyonlar var, şans oyunlarında yok mu? Keza kumarı genellikle belli bir kazancı olan kişiler oynarken, şans oyunları genelde fakirin umududur. Ben 1.000 TL maaş alıp, ev geçindiren kişilerin her hafta minimum 50 TL’lik şans oyunları oynadığını biliyorum. Yani ayda minimum 200 TL bu oyunlara “umut” olarak yatırılıyor, hem de yasal olarak!!
Kumarın zevk, şans oyununun da bir umut için oynandığı genellemesini yaparsak sizce hangisi yasaklanmalı? Sizi bilmem ama bence ikisi de yasaklanmalı.
Aslında benim yazımın amacı farklıydı. İzninizle amacıma geri dönüyorum.
Her yılbaşından önce ana haber ekranlarında büyük ikramiyenin ne kadar olduğu, banknotlarla kaç tane saha yapılabileceği, kaç km uzadığı vb. gösterilir, insanın iştahını kabartırcasına, umutlarını bir kağıt parçasına, “şans”ına bağlatırcasına…
Bir de alınır eline bir mikrofon çıkılır sokağa o parayı kazanmaları durumunda ne yapılacağı sorulur. İşte benim dikkatimi çeken bu soruya verilen cevaplar. İzlediğim bu tür yayınlardan gördüm ki 21 kişiden 13 kişinin hayallerini yurtdışında yaşamak süslüyor. Parayı kendi ülkesinde harcamak, kendi ülkesine yatırım yapmak istemiyor. Galiba bu ülkeyi sevmiyorlar!.
Mesela ben, o para bana çıksa bırakın başka bir ülkede yaşamayı aynı semtte yaşamaya devam ederim. Sevdiğim bir işim var, doktoram var, ailem var, dünya tatlısı yeğenlerim var, vazgeçemediklerim var, Bodrum’um var… Nasıl bırakırım, bunları nasıl silip atarım parayla?
Ülkeyi terk etme hayallerini dile getiren vatandaşlarımız, piyangonun onlara çıktığını kimseyle paylaşmayacaklarını kimseye haber vermeyeceklerini de ekliyorlar cevaplarına. Hepimiz mi zenginiz? Etrafınızda hiç mir fakir yok? Hiç mi borcu olan yok? Ne oldu bizim yardımlaşmamıza? Ne oldu da bu kadar bencil olduk?
Son bir haftadır dikkatle izliyorum insanların hayallerini…hep aynı cevaplar…
Aklıma şu sorular takılıyor: Bırakın ülkeyi sevmeyi, bu insanlar ailelerini, işlerini vb de mi sevmiyorlar? Hiç mi arkalarında bıraktıkları için üzülecekleri bir sevgi yok?
Bu kadar sevgisiz insanları görmek beni korkuttu, nasıl bir kalabalığın, nasıl bir mutsuzluğun içinde yaşadığımı bir kez daha gösterdi.
Umarım 2011 yılını sevgi getirir…