Akmerkezde Meydan Dayağı
Lana Del Rey Alkol Bağımlılığını Anlattı
İçimde Bir Çatlak Var
Çok Konuşan Eş Hasta Ediyor
Beren’in Bebeği Satışa Çıkıyor
ANKET
Eski Filmlerin dizi olması fikrini beğendiniz mi?
YAZARLAR
Haldun OKDEMİR
PİYASALAR
DOLAR
1,7545
EURO
2,3205
IMKB
60.546
HAVA DURUMU
Ankara -3 / 2 °C
Adana 5 / 12 °C
Diyarbakır -2 / 3 °C
İstanbul 2 / 9 °C
MAİL LİST
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Seçil ÖZYANIK
Ne yaptın?
17.09.2010 09:53

 


Kimi yazarlar gibi “Türkiye referandumda evet” dedi diyerek başlamanın ne kadar yanlış bir saptama olduğunu ifade ederek yazıma başlamak istiyorum. Türkiye’de 12 Eylül günü itibarı ile oy kullanma ehliyeti olan vatandaşlarımızın arasından oyunu kullananların %58’si referandumda evet demiştir.

 Bu önemli noktanın altını çizdikten sonra referandum sürecinden öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Biz “muhalif” olmayı beceremiyoruz!

Türk Dil Kurumunda muhalefet sözcüğünün tanımı şöyle geçmektedir: Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Yani bir belirleme, bir sıfattır.

Muhalefetin görevi ise karşı görüşte olurken, karşı olduğu görüşün karşısına başka bir görüş koyabilmektir. İşte bizim en büyük eksiğimiz..eleştiri, eleştiri…Başkalarının yaptıkları icraatları eleştirmek en kolay yoldur, önemli olan ona alternatif üretebilmektir..

Neler duyduk biz meydanlarda muhalefet partilerinden? “Recep Bey”, “Recep Bey”, “PKK” “PKK”.

 Bu süreçte bir içerik analizi yapılsa herhalde bu iki sözcüğün ( “evet” “hayır” dışında)  en çok kullanılan sözcük olduğu ortaya çıkar…

Siyasi sahnede bunlar yaşanırken biz ne yaptık?

Beni korkutan kısım bu..ben zaman zaman bazı siyasilere bakıp “bu insanlar nasıl bizim temsilcimiz olabilir?” diye düşünüyordum, ama bu süreçte gördüm ki siyasiler bile halktan daha usturuplu olabiliyor.

Sadece “facebook”ta okuduğum paylaşımlara bakmam yeterli: “evet diyen şerefsizler”, “evet diyen vatan hainleri”, “evet diyenler ülkeyi satıyor”, “evet diyenler kara çarşafa girsin”…

İşte halkın muhalefeti de böyle, yani siyasilerden daha ağır, daha çözümsüz, daha sabit…

Yani tıpkı siyasiler gibi halk olarak da muhalefet olmayı biliyoruz ama yapmasını bilmiyoruz. Birileri ortaya bir şey atıyor, biz sadece onu eleştiriyoruz. Bir şey üretip “bunu da düşünelim” demiyoruz.

Gerçekten Bölündük!

Diye diye böldüler. Halk bölündü, siyasiler bölündü, menfaatler bölündü..Evet ya da Hayırcı olduk..Üreten düşünen kenetlenmiş Türkiye’yi el birliği ile böldük!

 

Başkanlık tartışmaları?

Referandumdan sonra hemen gündeme geldi. Yine eleştiri, eleştiri…Biri çıkıp da neden demiyor parlamenter sistemin erdemleri şöyledir, başkanlık sisteminin dezavantajları şöyledir, ya da bir de yarı başkanlık sistemi var, onu da düşünelim diye?

Söylenecek yazılacak çok şey var. Ancak ben yazımı özellikle her yaptığıMIZ, her neden olduğuMUZ olayda ruhunu rahatsız ettiğimiz Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’ü bir daha saygıyla anarak, O’nu bir malzeme olarak kullanan gençliğe birkaç birşey söyleyerek bitirmek istiyorum.

Atam çok şey yapmış da siz ne yaptınız?

Referandum sonuçları açıklandıktan sonra her olay da olduğu gibi hemen Atatürk’ün sözde söylevleri paylaşılmaya başladı…”Ey gençlik ben sana bu ülkeyi emanet ettim ama sen sattın” sözleri ile başlayan.

Gerçekten neden sattın? Bütün gün aylak aylak facebookta tavuk besleyip, Atam’a küfür eden bir siteden aldığın videoları paylaşıp, onunla bununla sataşmaktan başka ne yaptın??

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR